İnsanlık tarihinde bit, pire ve uyuz, zengin için de yoksul için de sorun yaratmıştır. Toplum içinde kaşınmanın veya kaşınmaya neden olan haşerelerin yakalanması ve toplum içinde öldürülmesinin ayıp olduğu aristokrasinin temel görgü eğitimi kapsamında yer aldığı herkesçe bilinir.
Günümüzde uyuz, insanlar arasında doğrudan doğruya temas ile bulaşarak sorun yaratmaya devam ediyor. Hastalık 30 yıllık dönemlerde salgınlar halinde görülebiliyor. 15 yıl sakin geçen bir devreyi 15 yıllık bir salgın eğrisi izleyebiliyor. İnsan vücudunun böceğe karşı direnç göstermesi bu durumun başlıca sebebi olduğu düşünülüyor.
Uyuz vakaları sonbahar ve kış aylarında artar.
Okul gibi toplu yaşam alanlarında uyuzun ortaya çıkma ihtimali yüksektir.
Uyuzun en önemli özelliği olan gece kaşıntısı, bulaşmadan sonra 3 gün ile 6 hafta arasında değişen sürelerde olmak üzere, en fazla 15 gün ile 1 ay sonra başlar. Kaşıntı, tedavi edildikten 2 hafta sonrasına kadar devam edebilir.
Uyuz halk arasında "gale" veya "gidişik" olarak da bilinir. Uyuz böceği, "Sarcoptes Scabiei Von Hominis" ancak mikroskop ya da büyüteç yardımı ile görülebilecek büyüklüktedir ve tüm yaşamını insan vücudunda geçirir. Kişiden kişiye yakın temas ile geçer. Böcek, derinin üst katmanlarında tüneller açarak ilerler ve kaşıntıya sebep olur. Bu kaşıntı sonucunda deride iltihaplanma görülebilir. Uyuz hastalığının pislikle bir ilgisi yoktur, böcek temiz bir ciltte de yaşayabilir; uyuzun kirli insanların hastalığı olduğu inancı doğru değildir!
Uyuzlu hastalar en çok gece kaşıntılarından şikâyet ederler. Bu rahatsızlık hastayı uykusundan dahi uyandırabilir. Gündüzleri, hastanın hareketsiz kaldığı anlarda, dayanılması daha kolay bir kaşıntı görülebilir. Ayrıca 1 cm.'ye varan kırık çizgi veya "S" şeklindeki tüneller uyuzun spesifik belirtileri arasında sayılabilir. Tünelin tavanındaki deliklerin kirle dolması, çizgi üzerinde siyah noktaların belirmesine neden olur. Bu noktalar hastalığın teşhisinde önemli rol oynar. Tünellerin ucunda veya onlardan bağımsız olarak, inci tanesine benzeyen veziküller de vardır. Bu tüneller %85 oranında eller ve bilekler olmak üzere, ön kollarda ve erkeklerde genital bölgede lokalizedir. Uyuz böceğinin en çok el parmaklarının araları, bilekler, kolların iç kısımları, genital bölge, karnın alt kısmı, kalçalar ve bacaklara yerleştiği görülür. Göğüs, sırt ve başta görülmez, ancak bebeklerde tüm deri yüzeyinde uyuz görülebilir.
Uyuz, uygun şartlar oluştuğunda toplumda kolayca yayılma riski olan bulaşıcı bir hastalıktır. Bulaşma kaynağı, uyuz böceği taşıyan insanlardır. Çoğu kimse uyuzu cinsel temasla bulaşan hastalıklar arasında kabul eder, oysa bulaşma cinsel temastan çok, yakın temasla gerçekleşir. Hastalığın bebek ve çocuklarda sıkça görülmesi de bu tezi doğrular. Uyuzlu bir kimse, aile bireylerine hastalığı kolayca bulaştırır. Dans etme, el sıkışma gibi temaslar da bulaşma nedeni olabilir. Hastaya ait çamaşır, çarşaf ve diğer eşyaların başkaları tarafından kullanılması, yukarıdakilere oranla daha az görülen bulaşma şekilleridir.
- Uyuzlu kişilerle yakın temastan kaçınmalı, uyuz rastlanan kişilerin tüm ailelerinin kontrolleri yapılmalı ve hastalığı bulaştırma ihtimali olan aile dışı arkadaş veya akrabalar uyarılmalı.
- Uyuzlu hastanın kullandığı ya da kullanmış olabileceği çamaşır, çarşaf benzeri eşyalar kullanılmamalı.
- Hijyene dikkat edilmeli. Uyuz böceği eşyalar üzerinde 2-3 gün yaşayabildiği için tüm eşyalar ve giysiler kaynar su ile 20 dakika süre ile yıkanmalı, tüm giysilerin (elbiseler, çarşaf, astık kılıfları vs.) özellikle vücutla temas eden iç bölgeleri sıcak ütü ile ütülenmeli, tüm ev ve araba elektrik süpürgesi ile temizlenmeli.
- Uyuz tedavisinde etkili bir ajan olan "permetrin" içeren deri kremi kullanılmalı ve uyuzlu tek bir kişi de olsa tüm aile bireyleri tedavi edilmeli.